Dijital Fotoğraf Makinası Nasıl Seçilir?

2000 yılından beri dijital fotoğraf makinalarıyla ilgileniyorum (İlk makinam 1.3 megapixel’lik Sony DSC-P30′du ve İstanbul’un güvenlik sorununa kurban gitti :-( … ). Teknik olarak biraz detaya inip gereğinden fazla şey öğrendiğimi düşünüyorum. Hal böyle olunca dijital fotoğraf makinası seçimleriyle ilgili tanıdıklarım tavsiye istiyor, elimden geldiğince (ahkam kesecek kadar bilgim yok) yardımcı olmaya çalışıyorum. Kısaca öğrendiklerim ve bana göre dijital fotoğraf makinası seçiminde dikkat edilmesi, önem sırasına göre bilinmesi gerekenler (not. temel bazı fotoğrafçılık kavramlarına aşina olunduğunu varsayıyorum);

1- Sensör boyutu
Bu değer yurtdışında hep makina özellikleriyle beraber belirtilir. Bence işlemciyle beraber en önemli kriterdir. Sensör, üzerine düşen ışığı analog’tan dijital’e çevirir, yani algılayıcıdır. Boyu ne kadar büyük olursa o kadar fazla ışık depolayıp çevirir birim zamanda. Tipik bir dslr olmayan makinada (1/2.5″) sensör boyu 5.75 x 4.31 mm’dir (0.24 cm2) – nikon d40 dslr’da ise 23.7 x 15.5 mm (3.67 cm2). 6 megapixel makinalar için konuşursak; pixel yoğunluğu 25 mp/cm2 ye 1.6 mp/cm2 (nikon d40) dir. Kısaca görünüyor ki fotoğrafı oluşturan pixel lerin büyüklüğü dslr de daha fazla. Yani pixel leri ışığı toplayan kova olarak düşünürsek nikon d40′taki sensör, 6 megapixel dslr olmayan makinaya göre aynı zaman içerisinde 15,6 kat daha fazla ışık topluyor. Fotoğrafı oluşturan şey ışıktır, ne kadar toplarsanız o kadar iyi fotoğrafınız olur. Nikon D40′ın sensör boyutu APS-C diye geçiyor. Daha üst makinalarda megapixel artıyor, sensör daha fazla noktaya bölünüyor, topladığı ışık düşüyor. Işık düşünce noise (gürültü) oluşuyor ve fotoğraf böyle ne bileyim, kımıl kımıl görünüyor. İşlemcilerin bu gürültüyü azaltan algoritmaları vardır. Ama ne kadar algoritma o kadar doğallıktan uzaklaşan fotoğraf derim. Şunu da göz önünde almak gerekir; sensör teknolojisi de zaman içinde gelişiyor. Yani 3-4 sene önceki 6 megapixellik sensör ile bugunün 6 megapixellik sensörü arasında bence günümüz sensör lehine kalite farkı var. Temelde 2 tip sensör vardır 1.CCD 2.CMOS. Eskiden CCD makbüldü, şimdi CMOS teknolojisi gelişti ve gördüğüm kadarıyla artık bu sensör tercih ediliyor. CMOS sensör daha az enerji harcar, daha az ısınır, daha az gren oluşturur. Bazı geçerli sensör boyutları (2);
boy

2. Görüntü İşlemcisi
Her firma kendi işlemcisini kullanır. Nikon’da expeed, Canon’da digic, Sony’de bionz gibi. Ben Canon s3 IS imde DIGIC’ten, Nikon D40′ımda da Expeed işlemciden oldukça memnunum. Bu işlemciler sensörden gelen 1 ve 0 ları yorumlar, onlara renk, tonlama, detay, gölge verir, yerine göre noise reduction (gürültü azaltma) yapar. Gelişmişliğine göre hızlı çekim yaptırır (saniyede kaç fotoğraf çekebileceği). Nikon veya Canon alırsanız buna kafa yormanıza gerek yok. Zaten diğer DSLR makinalarda da güzel işlemci var. Ama DSLR harici şiddetle DIGIC (Canon) tavsiye ederim. Bazı işlemciler;

expeed digic-4

3. Odak Uzaklığı ve optik zoom
Lensin üzerinde mm cinsinden belirtilen şey. Çoğu dslr kit lenslerde olan 18-55 demek 55/18= 3x optik zoom demek. DSLR harici makinalarda yaklaşık 1 mm – (35 mm eşleniğinde) 6 mm’ye denk gelir. Yani Canon S3 IS imde belirtilen 6-72 mm (35 mm kameraya çevrilince) 36-432 mm demektir. Crop faktörü (3) 6 gibi düşünülebilir. Bu durum sensör boyutundan ileri gelir. Odak uzaklığı ne kadar ufaktan başlarsa o kadar geniş açı çekilebilir. Canon S3 IS imin 28 mm den başlamasını isterdim mesela. Optik zoom arttıkça kullanılabilecek aperture daralır, shutter speed arttırma zorunluluğu olur, fotoğraf kalitesi düşer. Araya giren cam elemanlar fotoğrafın kalitesini düşürür.(Elektronikte araya fazla transistör girmesinin sinyal kalitesini azaltması gibi). Crop faktörü örneği;
crop
Dış çerçeve 35 mm karşılığı, iç çerçeve aynı lensle DX (APS-C) DSLR karşılığı.

4. IS (Canon) veya VR (Nikon) veya OIS (Panasonic)
Hepsi optik imaj stabilizasyonu demektir. Kısaca düşük shutter speed lerde titremeden ötürü bulantıyı önler bir yere kadar. IS olmadan 1/15 saniyeye kadar elde çekebiliyorum. IS olunca 1/8 sn ye kadar düşüyor. Yani ISO yu yükseltmeden bir yere kadar IS yardımcı oluyor. Bence artık olmazsa olmaz…

5. F değeri
Makinalarda objektifin üzerinde yazan 1:2.7-3.5 gibi yazan değerlerdir (zoom lensler için). F değeri, odak uzaklığının, lensteki ışığın giriş yaptığı açıklığın çapına oranıdır (dikkat ters orantı). Yani ne demek? kısaca 50 mm 1:1.8 lens (prime lens), 50 mm 1:5.6 lens değerinden atıyorum 7 kat hızlıdır (örnek olsun diye yazdım, hesaplamadım). Yani bir fotoğrafı 50mm 1:5.6 lensle 7 saniyede pozluyorsak, 50 mm 1:1.8 ile 1 sn yeterli olacaktır. Nerede işe yarar? F değeri küçüldükçe yani lensin ışık geçirgenliği (açıklığı) arttıkça lens daha hızlı denir. Müzede veya karanlık yerlerde flaş sız çekim yapmak için f değerinin ufak olmasını (ışığın girdiği çapın büyük olmasını) istersiniz. F değeri ufaldıkça portre vs çekimlerinde arka plan daha buğulu çıkar (çektiğiiz konuyu ön plana çıkartır). Kısacası 1:2 değeri 1:2.7 den daha iyidir.
aperture.svg

6. Lens uyumluluğu
Bu, sadece DSLR leri ilgilendirir. Bulunabilmesi açısından popüler lensli makinaları alın. (Nikon veya Canon gibi) Pentax ta da sıkıntı yaşanmıyor olabilir ama bence herkesin yaptığını yapın bu konuda ve popüler bir marka alın. (Pentax ı çok seviyorum K200D ye bayılıyorum ama hem Nikon D40′tan pahalıydı hem de lens problemi olur diye almadım)

7. Megapixel
Megapixel sensör üzerindeki yatay ve dikey noktaların çarpımıyla bulunur. 6 megapixel demek 3000×2000 nokta demektir. Bence bu normal kullanıcıları tavlamak için abartılan bir değer. 5-6 megapixel ile çok güzel bastırılabilen fotoğraflar çekebilirsiniz (13×18 cm). Fazla megapixel (sensör boyutu aynı kalmak şartıyla) daha fazla gürültü yapar. Fotoğraflar kımıl kımıl (dijital parazit) olur. Kısacası günümüzde bulabileceğiniz en düşük çözünürlük bana göre en iyi seçimdir. Makinanız da 12 veya 15 megapixel olabilir, dosya boyutu açısından 3-4 megapixel kullanmanızı öneririm. Kısacası 1/2.5″ sensör boyutlu 12 megapixel makinam olacağına, aps-c (yaklaşık 15 kat yüzey alanı fazla sensör) sensörlü 3 megapixel kameram olsun daha iyi.

8. ISO değeri
Sensörün ışığa hassasiyetidir. Mümkün olan en ufak değer kullanılmalıdır. Ben Canon S3 IS imde ISO 200 e nadiren çıkarım. 400 den sonra bence kabul edilebilir fotoğraf kalitesi vermiyor. Genelde hep ISO 80′de kullanırım. Nikon D40 ise sensör boyutundan ötürü ISO 800 e kadar kabul edilebilir görüntü veriyor. Bu ISO değeri de satıcılar tarafından abartılmış bir değer. DSLR olmayan makinalarda belirtirler 3200, 4000 ISO diye. Aldanmayın, ISO 200 e kadar olsun yeter. Bu makinaların sınırı bu. DSLR için ise dediğim gibi ISO 800 sınır bence. Yüksek ISO lar kullanıldığında oluşan grenleri azaltmak için bazı yazılımlar mevcuttur. (Nik Dfine – Noiseware gibi).

9. Pil
Pil ömrü ve çeşidi önemli. Bas-çek ve dslr benzeri makinelerde AA pille çalışmasını tavsiye ederim. Pil sıkıntınız olmaz. Bende bir Samsung NV3 var (tavsiye etmem, samsung almayın) pili özel ve pil artık şarj tutmayınca sanırım bulamayıp yedeğini, makinayı atacağım. DSLR ler daha tutucu olduğu için özel şarjlı pilleri bulunabilir her zaman.

10. Waterproof – Su geçirmez Kameralar
Asıl çok güzel bir özellik ama pahalı ne yazık ki. Olympusların Stylus Tough serisi var 3-5 metre suya dalabilirsiniz. Canon’da da var ama pahalı. Havuz kenarı, denizde fotoğraf çekimi için çok güzel özellik ama olympus’un fotoğraf kalitesi bir yere kadar. Canon’unkini de deneyemedim henüz.

11. Fotoğraf saklama ortamı


a- SD Kartlar; Günümüzde en geçerli kartlar. Çeşitli hızları vardır. Class Diye geçer. Class 4′ten düşük kart almayın. Bu SD kartların son zamanlarda SDHC denen sürümü çıktı. Sadece SD olanlar 4 gb’a kadar hafızaya destek verirken SDHC benim bildiğim 64 gb’a kadar çıktı (hala gelişiyor). SD kart okuyucular SDHC’yi okuyamaz (olumsuz) yani ileri uyumluluk yok, SDHC okuyucular geriye uyumludur ve SD kart ları okurlar. Okuyucu dediğime fotoğraf makineleri de dahildir. (SD, Mini SD, MicroSd gibi alt formatları vardır)

b- SANDISK SDHC PLUS; Kullanışlılık açısından tek geçerim. USB bağlantısı üzerinde bir SDHC’dir. Ortadan kırarsanız bu kartı direk olarak usb den bilgisayara bağlarsınız. Fotoğrafı çek, kartı çıkart, ortadan kır, usb den bilgisayara bağla gibi basit bir işlem sırası vardır. Bende 8 gb SDHC PLUS Sandisk var Class 4.(Her zaman 4 megabyte okuma yazmayı garanti eder). Çok memnunum

c- Compact Flash; Bazı DSLR ler kullanıyor. Hiç kullanmadım, yaygın değil.

d- Memory stick; Sony’nin dayatması bir kart. Uyumlu ve standart değil. İlk makinam Sony olduğundan ve bu kartları kullandığımdan sempatim var. Ama günümüzde geçerli bir format değil.(duo gibi alt formatları vardır)

e- MMC kart; Geçerli bir format değil. Az makina kullanır bunu.

özetle;

En geçerli format olan SDHC kartları almanızı tavsiye ederim. Bunların da plus olan usb bağlantılı olanlar tadından yenmez. Sandisk extreme diye çok sıcak-soğuk çalışan sürümleri de var. Hız olarak minimum class 4 unutmayın. Özellikle fazla megapixel de ve çok seri çekim yapıyorsanız Class 10 lara bakın.  Marka olarak ta SANDISK de SANDISK, yoksa KINGSTON o da yoksa almayın, cefa çekmeyin, bu markaları bulun.

Bunlar bence en önemli kriterlerdi. Bir de exposure compensation, macro focus range vs vs türü özellikler var onları da referanslardaki sitelerden okumanız lazım. Bunların haricinde raw özelliği, bayer enterpolasyonu gibi kavramlar da var ve bunları da referanslardaki linklerden araştırabilirsiniz.

Bunları söyledikten sonra;

Dijital fotoğraf makinaları bestbuy.com da satıldığı gibi 3′e ayırıyorlar;

a.Point & Shoot (bas-çek)
canonixus
Bu makinalarda ufak sensör var. Makina yazılımıyla shutter speed, aperture gibi ayarlara genelde müdehale imkanı yok yani yaratıcılık sınırlandırılıyor. Video çekimleri olur. Ufaktır, gömlek cebinde de taşınabilir.

b.Dslr-Like (DSLR benzeri)

canons3
Canon S3 IS gibi makinalardır. Bas-çek makinaların gelişmişleridir. Çoklukla yukarıdakilerle aynı sensör boyutuna sahiptir. Farkı, çoğu ayarına manual müdehalede bulunulabilmesidir. Shutter speed, aperture gibi ayarlara elle müdehale edilebilinir. Video çekimleri olur. Genelde optik zoomları yüksektir. Elektronik olarak daha gelişmişlerdir ve dijital oyuncak olarak daha çok seçenek sunarlar (renk vurgulama, çeşitli video çözünürlükleri, renk değiştirme, time lapse, raw kayıt vs vs.)

c.Dslr
nikond40
Objektifi değiştirilebilen, sensör boyutu diğerlerine göre oldukça büyük, ileri fotoğraf işleme kabiliyeti olan makinalardır. Yakın zamana kadar diğer makinalar gibi live view denilen fotoğrafı çekmeden ekranı vizör gibi kullanıp çekilecek fotoğrafı gösteren tür makinalar değillerdi. Yani önce fotoğrafı çekip sonra görüyordunuz. şu an live view özelliği ve video çekimi gibi şeyler eklendi ama bu tip özelliklere ihtiyaç varsa zaten bu dslr makinalara ihtiyaç yoktur bence. DSLR makinalarda crop faktör diye birşey var. DX (APS-C) sensör boyutuyla alakalı bir şey. Fazla detaya girmeyeceğim. Şunun bilinmesi lazım; çok az gördüğünüz full-frame makinalar haricinde, çok gördüğünüz dslr makinaların crop faktörü 1.5-1.6 dır. Yani 18 mm lens taktığınızda bunu 1.5-1.6 ile çarparsanız gerçek odak uzaklığını bulursunuz. 18 mm lensi full frame de 18 mm olarak kullanırken, aynı lensi 1.5 crop faktörlü bir makinada (Nikon D40 gibi) 27 mm olarak kullanırsınız. Bazen avantajlı bazen dezavantajlıdır. Uzaktan fotoğraf çekimlerinde (kuş vs) uzun odak uzaklığı ararsınız 300 mm lens alırsanız 450 mm olur lensiniz ama görüş açısı daralır. DSLR konusunda Nikon-Canon vs çekişmeler vardır. Bunlar boş iştir ve
hepsi güzel fotoğraf çeker. Pentax la gönül bağım var bu arada. söylemeden geçmeyim; Bu DSLR lerde shutter life denen bir şey var. Makinasına göre mekanizması 50.000 fotoğraf çekip bozulan da var, 150.000 çekip bozulan da. D90′ın ömrü D40′tan 3 kat uzun okuduğuma göre. Zaten fotoğraf çekerken o farkı hissediyorsunuz. D40 daha çok her yere benimle gelsin makinası, D90′dan ufak ve basit.

Kabaca anlatmaya çalıştım, inşallah faydalı olur. Aşağıdaki bağlantılarda daha deryalar var. Özellikle Kenrockwell’i tavsiye ederim. Çoğu düşüncemiz uyuşuyor kendisiyle ve çok ciddi incelemeler yapıyor.

Not.1.Fotoğraf Makinası alınabilecek yerler

1- Vatan Bilgisayar (Kurumsal, iyi destekleri var)
2- EXA Bilgisayar (Samimiler, iyi destekleri var)
3- GOLD Bilgisayar (Fiyat alınabilir)
4- Yuvam Foto’ya da bakılabilir çeşitlilik açısından.

Bunların haricinde TeknoSa’dan, Bimeks’ten pil bile almam. Hem pahalı hem destekleri yok adam gibi (forumlarda canı yanan insanları okumanızı tavsiye ederim) Yalçınlar da çok pahalı.

Not.2.Kullandığım yazılımlar
1- Photo Filtre Studio
2- XnView
3- Noiseware

Not.3.Bazı Ek Düşüncelerim

* Tavsiye makinalarım;
- Bas-çek: Canon S90 (sensorü diğerlerine göre), Canon A 1100 IS (ucuz), Sony’nin herhangi bir ucuz, düşük çözünürlüklü AA pille çalışan modeli.
- DSLR benzeri: Canon SX200 IS
- DSLR: Nikon D90, Nikon D40, Canon EOS 500D – 450D, Pentax K200D (Hangisi ucuzsa ona bakın, gövdeden ziyade lenslere yatırım yapmak daha akıllıca)
Gördüğünüz gibi DSLR lerde 3 marka verdim. Ama Bas-çek ve dslr benzeri makinelerde Canon’u tek geçerim. Samsung, olympus, kodak, panosonic vs vs alıp deneme yapmayın derim…

* Bulabildiğiniz en ucuz makinayı alın. (Şu andaki en ucuz makina 2 sene öncesinin en pahalısıydı ve bu hobiye 2 sene önce başladığınızı düşünün)

* Amerika’dan makine getirtmek te olası. Aşağı yukarı gözlemlerime göre Amerika’da 1000 usd’ye satılan makina Türkiye’de 1500-1800 usd arasına geliyor tekno marketlerde (Vatan Bilgisayar vs). Ben Nikon D40 Dslr mi Sirkeci Hayyam Pasajı’ndan, Canon S3 IS’imi Amerika’dan almıştım. Hayyam’da ise (Makinanın yetkili dağıtıcısı değil, dükkan kendi ithal ettiği makinayı satıyor ve 1 sene dükkan garantisi veriyor.) 1200 usd civarı oluyor. Yani Hayyam’da Türkiye’den alınacaksa fiyat açısından avantajlı. Bu çaşıdan emin olduğunuz dükkandan alışveriş yapın, kullanılmış makina da kaptırılması olası bence. Dlsr türü makinalarda fotoğrafın EXIF (1) bilgisi içince shutter count (kaç defa fotoğraf çektiği) detayı da var, kontrol edin.

Not.4.Faydalandığım siteler
1- Kenrockwell
2- Hakkı Ceylan
3- DPreview
4- DPreview SideBySide
5- Steve’s Digicams
6- Imaging Resource
7- Cambridge in color
8- Thom Hogan
9- Bestbuy
10- Fotokritik

Not.5. Yazının dili için kusura bakmayın, ne zamandır yazmak istiyordum erteleye erteleye bugüne kadar geldi, tek solukta çıktı işte…
——————————————————————————————————————
(1) Exchangeable image file format – Fotoğrafın içerisine ne zaman çekildiği, makinanın marka model bilgisi, zaman bilgisi, iso, shutter speed, aperture gibi değerleri içeren standart hale gelmiş bilgi. Her fotoğrafta bulunur.

(2) Wikipedia’dan – http://en.wikipedia.org/wiki/Sensor_size

(3) crop faktörü : sensör boyut farkından dolayı 35 mm karşılığında gerçek değere ulaşmak için kullanılan çarpan. focal length multiplier olarak ta geçer.

(c) 2010 – Burak Reis Yavuz

 

Yorumlar: 4

Cevap yazın »

 
 
Beliz YAVUZ KEMAL
 

bence çok açıklayıcı ve faydalı bir yazı olmuş, teşekkürler…

 

Arkadaşım eline sağlık çok güzel, detaylı ve aydınlatıcı olmuş. Megapixel olayının yalan olduğunu biliyordum ve CCD boyutunun önemli olduğunu. şimdi daha da aydınlandım. Zaten Canon A1100 IS almayı düşünüyordum burada da tavsiye etmişsin :)

 

harıka bır bılgılendırme cok tesekkurler.. bır sorum olacak ama acaba cvbı gelırmı bılmem..

ben canon 500d kullanıyorum ve goruntu kalıtesı raw L de kullanıyorum daha ıyı oldugunu dusunerek..
acaba M 8mp secenegı dahamı faydalı olacaktır.

 

cevabı gelir, hem de hızlı gelir.

Merhaba,
Canon 500d de çok güzel bir makinadır. Raw ve Jpg hakkında çok okudum, karşılaştırdım. Kendim bir sürü çekim yapıp FSviewer yazılımıyla yanyana inceledim. Kısaca,

1-Raw harika bir format. Kamera içerisindeki düzeltmelerin (bayer filtreleme, contrast, sharpness, white balance vs vs) uygulanmadan kaydedildiği bir formattır. ve Nikon d40 ‘ta 12 bittir renk derinliği.
2- Jpg dosyalarda yukarıda saydığım düzeltmeler yapılıp oyle kaydedilir karta ve renk derinliği 8 bittir ve bu raw dosya renk derinliğinden kat ve kat aşağıda gözükür nicelik olarak. Nitelik olarak pek bir fark gözümle ben göremedi. Raw’da 12 bit lineer, jpg de 8 bit logaritmik tir. Kısaca normal şartlarda anlamazsınız farkını sadece bilin ki raw dosyada biraz daha pozlama hatası telefisi olabilir. Yani raw dosyada underexposed denilen yerler bir miktar daha iyileştirilebilir.
3- Ben ne kullanıyorum d40 ile? jpeg, 6 mp, medium quality sıkıştırma (bazen high quality)
4- 20 mp makinam olsaydı yine 6 mp kullanırdım. (croplama yapacaksam veya çok büyük poster basacaksam sadece 20 mp çekerdim)
5- raw dosyalar hem de 12 mp vs çok yer kaplar ve elleçlenmesi zor olur. kart çabuk dolar, dosya yavaş açılır.
6- jpg ne zaman çekerim? zamanın %90′ında. Tatil fotoğrafları, genel fotoğraflar hep jpg. Yine de foto kalitesinden şüphem olsaydı raw+jpg çekerdim
7- ne zaman raw ve maksimum kamera çözünürlüğü? Claudia Schiffer’ın fotosunu çekseydim veya ayın fotoğrafını uzaydan çekseydim veya endonezyada bir dağa çıkıp yanardağ krater gölünün fotoğrafını gün doğumunda sisli çekseydim fotoğrafını çekseydim. çekseydim çekseydim.
8- 8 mp ve jpg daha faydalı olur bence kısacası (kuş fotoğrafı gibi fotolar çekip crop yapmıyorsanız)

Selamlar,
Burak

 
 
(yayınlanmayacak)
 
 
Yorum